Read Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda by Yılmaz Özdil Online

beraber-yrttk-biz-bu-yollarda

Ayakkabı Kutusunda Paranın öyküsü... AKP'yle "dolu dolu" bir yıl böyle geçti... 17 Aralık'tan bugüne......

Title : Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda
Author :
Rating :
ISBN : 9786059908467
Format Type : Paperback
Number of Pages : 332 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda Reviews

  • Gamze
    2019-02-24 06:10

    http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.... Zekat hırsızlarını koruma altına alan bir güç var. Ben bu güce "hırsızların imparatoru" diyorum. Hem altında yer alan figüranlarını koruyor, hem de kendisine ulaşılmasını engelliyor. Anayasa'ya göre hukuki zeminde çalışması gereken tüm kurumları kontrol altında tutuyor. Soruşturma savcılarını görevden aldırıyor, delilleri yok ediyor, zekat hırsızlarını da kamuoyuna masum maskesiyle pompalıyor.Her şey apaçık ortada... Hani halk arasında tabir vardır, arife tarif gerekmez, damda gezer miyav der.Bu ülkede hala vicdanının sesini dinleyen yargıçlar var. Gün gelecek, hırsızlar imparatoru da adil yargılanmaya, hakkaniyete ihtiyaç duyacak. O gün geldiğinde, adalet kavramı hakkında söylediklerimiz çok daha iyi anlaşılacak.Deniz Feneri soruşturmasında "savcıyken sanık" haline getirilen Cumhuriyet Savcısı Abdülvahap Yaren*** Çok sevgili hemşehrim sayesinde yine yineee ağlanacak halimize güldüm bu kitapta da..Her satırda, her cümlesinde.. Son bir yılı işte bu kadar güzel özetleyebilirdi.Okurken hem çıldırdım, hem sinirden kudurdum, hem şaka gibi hallerimizi şok içinde okudum.. Yaklaşık son bir buçuk senede ülkenin nasıl 100 yıl gerilediğine şahit oluyorsunuz. İçim kan ağladı resmen.. Yazabileceğim o kadar çok şey var ki aslında.. Ancak Yılmaz Özdil çok güzel bir son nokta koymuş, sizlerle onu paylaşarak yorumumu bitiriyorum.Dilerim bu kitabı alıp, okursunuz..------- "Başbakan kim olsun? Valla benim içimden geçen isim, Bilal. Birincisi, devlette devamlılık esastır. Devlet dediğin babadan oğula'dır. İkincisi, hiç unutmam, 2005 senesinde Brüksel'deki NATO zirvesinde, ABD Başkanı Bush, İngiltere Başbakanı Blair ve bunun babası bir araya gelmişt. Bush parmağıyla bunu gösterip 'çalışıyor mu bu?' diye sormuştu. Babası 'çalışıyor' demişti. Bush da bir saniye önce çalışıp çalışmadığını bile bilmediği halde 'çok akıllı bir çocuk' demişti. Blair da gülerek 'tıpkı babası gibi' demişti. Üçüncüsü, Bush'la Blair haklıydı, hakikaten çok zeki bir çocuk... Küçükken okuyacak parası bile yoktu, Remzi'nin bursuyla okudu. Şimdi, çalışarak kazandığı paralarını 48 saat sıfırlıyor, hala 30 milyon avrosu kalıyor, zekasını düşün yani. Dördüncüsü, milletvekili olmasına filan gerek yoktur, doğuştan milli egemendir, 23 Nisan doğumludur. Seçim meçim yapılmasın, çocuk bayramı'nda makama oturtulsun, bi daha kalkmasın, ister assın ister kessin. Beşincisi, vakıfçı olduğu için, memlekete dair her mevzuya vakıftır. Babası ne zaman sıkışsa onu arar, telefon eder, Fenerbahçe'yi şöyle yap der, telefon eder, şu işadamını kucağa oturt der, telefon eder, çiftlik ne oldu diye sorar. Gerçi biraz yavaş anlar, habire anlamadım babacım der ama, o kadar kusur kadı kızında da olur, imam oğlunda da olur. Bilal'den şahane başbakan olur. Bilal olmazsa... Hayırsever Rıza cuk oturur. O da maaşallah Bilal gibi zeka küpü, henüz 26 yaşındayken 86 milyar dolarlık altın ihracatı yaptı. Ayrıca, bakanların yarısı zaten emrinde... Hayırsever olduğu için, seviyor bakanlarımızı... Kimine kol saati alıyor, kimine takım elbise alıyor, kimine çikolata kutusu gönderiyor. Bakanlarımız da onu seviyor. Mesela, içişleri bakanımız, gerekirse önüne yatıyor. Başbakanımız 'yuh çekersen tokadı yersin' diyor, vatandaşları yumrukluyor, yerlerde tekmeletiyor, Rıza da 'hırsız var' diyeni korumalarına yakalattırıyor, ağzını burnunu kırdırtıyor. Tam halef-selef olsun. Böyle başa böyle tarak olsun. Yok eğer Rıza da uymazsa... Müteahhit Cengiz olsun. Malum 'tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bak' derler, nasıl olsa milletin orasına koyacak, bari başbakan olarak koysun. Ahaliyi donuna kadar soymalarına rağmen, ahali itiraz edeceğine 'soyuyorsa beni soyuyor, sana ne' diye kavga ediyorsa... 'Gör bak, milletin orasına koyacağız' diyen müteahhit Cengiz'e törenle plaket veriliyorsa... Allah yardımcımız olsun, müteahhit Nihat da bu Cengiz'in başbakan yardımcısı olsun. Çünkü n'aapsın bu şartlarda Nihat, koymazsa kabahat. Müteahhit Cengiz de olmazsa... Sayın Apo olsun. Hatırlarsınız, tapesi sızmıştı, 'Tayyip'in beni üçüncü kişi olarak konumlandırması tesadüf değil' demişti. Nedir devlet protokolü? Birinci kişi cumhurbaşkanı, ikinci kişi meclis başkanı, üçüncü kişi başbakan... E madem öyle, tesadüf olarak kalmasın, resmiyet kazansın, Yeni Türkiye protokolüne geçilsin, Apo tek başına olasa bile, hiç olmazsa eşbaşbakan olsun. Yasin el Kadı dışişleri bakanı olsun. Recep İvedik kültür bakanı olsun. Orhan Gencebay, Bülent Ersoy, Hande Yener, Mustafa Sandal, Alişan, Cengiz Kurtoğlu, Berdan Mardini, Ece Erken, Şafak Sezer kabineye girsin, Burhan Kuzu gene bir şey yapılmasın, düz milletvekili kalsın, delirsin.Acun, hükümet sözcüsü olsun. Google'dan ayet sallayan, bakara makaracı Egemen Bağış'ı da Ekmeleddin'den boşalan İslam İşbirliği Teşkilatı'nın başına getirdin miydi, tadından yenmez gari." Ayrılmama sebep olan yazı, buydu. Hürriyet'te yedi sene yazdım. Tek dava bile kaybetmedim. Tek tekzip bile yemedim.

  • Laila
    2019-03-25 00:25

    Yilmaz Ozdil'i tanimak adina okudugum kitaplardandi... Zira bundan once kendisinin bir kac kose yazisini okumus soylediklerinin ana fikrine katilsam da uslubunu pek sevememistim. Sosyal medyada surekli taymlayna dusen yazilarini paylasanlara baktigimda kendi dogrusundan farkli olani tartismaya kapali, "onlar gibi olmadigini" soylese de kendisi gibi olmayani dislayisiyla elestirdiklerinden farki olmayan bir okur kitlesi oldugunu dusunuyorum. Hani su "Yilmaz Ozdil koymus cocugu." zihniyetindeki sosyal medya kisileri... Icerige gelince... Son yillarin cok sade bir dille yazilmis ozeti. Ama sadelik oyle bir duruma gelmis ki bazi yerde "ciddiyetsiz"lik hissi veriyor...Kotu bir yazar degil Ozdil,sadece ben uslubunu sevmiyorum ozetle. Paylastiklarinda kitabin ciktigi donemden bu gune degismis olan seyler olsa da anlattiklari genel gecer... Onemli olan da budur belkide. Keske olaylari bolerek anlatmak yerine tamamini tek bir kurguda verseydi...Okuduguma pisman degilim ama baska Ozdil kitabi okuyacagimi da sanmiyorum...

  • Serdar Topcuoglu
    2019-03-12 03:20

    Yılmaz Özdil 2014 yılında Türkiyede yaşanan olayları (insanın içini acıtan) çok güzel anlatmış. 17-25 aralık yolsuzluklarını ve ardı sıra yaşan Ahlaksızlıkları bilmediğimiz bir sürü olay bu kitapta var. Türkiye'nin yakın zaman tarihi gerçekleri. İnanmak istemesekte

  • Serdar Yalçın
    2019-03-07 01:24

    Bir dönemi ay ay yazmış Yılmaz Özdil. O günleri hatırlamak için güzel bir kaynak. Bununla birlikte yüzeysel bir anlatmı var, anlatılan herşey doğru değil, sonradan yalanlanan ya da başka türlü olduğu ortaya çıkan olaylar o ilk halleriyle konmuş.Bir dönemi yüzeysel de olsa hatırlamak ve unutmamak için okunabilecek bir kitap. Ama mesele şu ki o dönem zaten hala devam ediyor ve kitap da bu yüzden gereksiz ve / veya zayıf kalıyor.

  • Sabri Cakdi
    2019-02-27 00:32

    Yilmaz Ozdil her ne kadar tam olarak tarafsiz veya objektif olmayan bir gazeteci olsa da, kose yazilari ve tesbitleri ile belli bir kitleyi etkileyen bir isim. Kitap kose yazilarinin derlenmis bir hali gibi. Her gun Turkiye gundemi ile ilgili detayli not tutusu, guzel tespitleri ile disiplinli bir gazeteci habasi veriyor. Dili gunluk halkin dili. Oyle edebi bir kaygisi yok. Benim kanaatim oyle olmasa da bu kitabi okuyan mutedeyyin, muhafazakar (tabii ne kadar okuyucu kitlesi oldugunuda dusunmek lazim) arkadaslar, Ozdil'in neredeyse tapma seviyesinde Ataturkcu oldugunu dusunebilirler. Duzenli tutulmus Turkiye gundemi, kaliteli tespitleri ve sade dilini artilari olarak soyleyebilirim. Bu yorumu kitabi okuduktan cok sonra yazdigim icin bazi onemli noktalar kacirmis olabilirim

  • Umit Celikaltay
    2019-03-11 02:29

    Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda ve Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda birbirinin devamı 2 kitap. İçerik olarak 2002 senesinden günümüze kadar -AKP'nin iktidar dönemi- olan olayları kronolojik sıra ile kısa kısa anlatıyor. Çok hızlı değişen gündem ve algı oyunları gibi nedenlerle hızla unuttuğumuz olayları bir çırpıda bize anlatarak geçmişe dönük olayların bağlantısını kurmamızı sağlayarak aydınlanmamız için bir kapı açıyor. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının okuması gereken bir kitap. Ön yargılı olmayın okuyun.Önemli Not: Önce "Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda" daha sonrasında da "Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda" isimli kitaplar okunmalı.

  • Sinem Akyıldız
    2019-03-24 06:30

    Vay babam vay:)

  • Emrah Özcan
    2019-03-05 23:33

    Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi araştırmacı yazarlığı yolunda atılmış bir adım daha. Ve bu adımı takip etmenin sevinci.Kitapta yazılanlar ise dehşet verici gerçekler. Aylar, seneler içerisinde olayları, yaşananları ayrı ayrı takip ediyorsunuz fakat böyle birbiri ardına sıralanınca ve birbirleriyle ilişkilendirince dehşete kapılıyorsunuz. "Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda" kitabı gibi bu da ileride üniversitelerde ders kitabı olarak okutulacağına eminim. Vakit ayırın, okuyun, okulun. Lütfen....

  • Deniz
    2019-03-26 02:22

    bu kadar yolsuzluk bu kadar aldatmaca bu kisacik zamana nasil sigmis. okumak lazim. gerci her gune her ana yayilan milleti hice sayan bunca olay oldukca sinir bozucu ve yorucu. unutmamak unutturmamak adina faydalı bir kronoloji. ;)

  • Cavlireads
    2019-03-11 00:11

    akp hukumeti kronolojisi olmus unutmamak arada bakmak icin kenarda durmasi gereken bir kitap.ama tabi o kadar cok vukuat varki okurken bile bir onceki sayfadaki konulari unutabiliyor insan.akici.ama zaten hukumet ile ilgili bir satir birsey duymak gormek okumak istemiyorsaniz zor ilerler.

  • Pelin
    2019-03-17 07:08

    Şu son iki yılın özetini daha iyi yapabilecek başka bir kitap yok. Beyni olan alır okur.

  • Aynur Kundak
    2019-03-24 00:29

    Türkiye gerçeklerinin bir masal ve roman akıcılığında işlendiği bir kitap. Yılmaz Özdil-kaleminin ışığı hiç sönmesin.

  • Mansur
    2019-03-07 03:18

    Yılmaz Özdil is an amazing writer and with this book he portrays the dramatic and profound events that have happened in Turkey in the year 2015

  • Umut Rados
    2019-03-04 01:27

    Boyle arka arkaya olanlari okuyunca cok dehset verici, cok aci. Keske daha cok Yilmaz Ozdil'ler olsa, keske daha cok okuyan olsa...

  • Ulaş Baltacı
    2019-02-27 05:06

    okunmalı

  • Cenk Undey
    2019-03-14 02:28

    A great chronological summary of one year in Turkish politics.

  • Mustafa Gerdan
    2019-03-04 23:12

    Bol önyargılı bir kitap. AKP'nin hırsızlıklarını Cemaat ile bağdaştırmak ve Ergenekon'u yokmuş gibi göstermek için çok kasmış yazar.